Sosyal medyada trend sahiplenmeyi, bir markanın o an popüler olan konu hakkında kendi iletişimini yapması olarak özetlemek yanlış olmaz. Hedef de belli; daha fazla görünür olmak. Bununla ilgili başka yazılar da yazmıştım daha önce.
Sosyal medya hızlı olmak gereken bir pazarlama mecrası ve aynı zamanda hızlı tüketim aracı. Dolayısıyla sosyal medyada trendler de tüketim hızına bağlı olarak çabuk yükseliyor ve kısa sürede unutuluyor. Bu rüzgarın etkisinden yararlanmak isteyen kullanıcılar algoritmanın dikkatini çekmek ve kendi görünürlükleriyle etkileşimlerini arttırmak için buna bir an önce dahil olmaya çalışıyor. Bu davranışın ardında, trend olan konu etrafında görünür olmak ve etkileşim yakalamak var, bununla ilgili olarak Görünürlüğü kaybetmek isimli yazıya göz atmak isteyebilirsiniz.

Özetle, anlatmaya çalıştığım şey, bir penguenin grubunu terk edip kendi başına bir şeyler yapmaya karar vermesinin ardına gizlenen o büyük ve “anlamlı” hikaye ya da o gidişin ardında aradığımız büyük pazarlama fikirleri değil. Asıl derdim, markaların kendilerini önlerine çıkan ve biraz ilgi çeken her akımın merkezine koymayı bir alışkanlık ve doğal bir refleks haline getirmesi.
Marka yöneticilerinin ve marka iletişimcilerinin bence şu anda kendilerine sorması gereken önemli bir soru var. Markanın bir konuyla ilgili söyleyecek bir sözü yoksa neden konuşmakta ısrar ediyor?
*** Yazıdaki görseller Imagen 4 ile oluşturuldu.
Kaynaklar ve İleri okuma…
- Why consumers hate brand trendjacking
- Trendjacking for positive brand image
- Set, follow or skip? How brands should navigate micro-trends
- Trendjacking with design: Tap into viral moments without going off-brand
- To trend, or not to trend?
- Trendjacking Strategies by Influences : Their Impact on Engagement and…
