Henüz geçen sene kendine doğum gününde pahalı bir hediye olarak aldığın cep telefonunun bu sene sana bir tık yavaş mı geliyor?
Yazılım güncellemeleri, belirli bir süre sonra eski donanımları devre dışı bırakıyor. Planlı eskitme olarak tanımlanan bu durum bazı kullanıcılar tarafından tespit edildi, üreticiler ise bunu doğrudan ya da bu tanımla kabul etmiyor.
Bununla beraber, eskiyen cihazların yerine yeni modellerin vitrine çıkması çok sürmüyor, böylece üreticiler en yeni ve en güncel cihazların satıldığından emin oluyor.
Teknolojinin bu denli hızlı değişmesi ve gelişmesi doğal bir evrim mi yoksa biraz daha pazarlama dilinden konuşmak gerekirse, sektörün diri kalmasını sağlayan bir eskitme algısı mı, farklı çevrelerde farklı düşünceler mevcut. Teknik sınırların eskisine göre daha az kısıtlayıcı olması, yazılım dünyasının ufkunun genişlemesi, yapay zekanın üretime dahil olması ve güvenlikle ilgili kaygılar ve hep daha iyisi beklentisi bir araya gelince teknoloji sandığından daha hızlı yaşlanmaya başlıyor.
Üzerinde konuşmak gereken konu belki de teknolojinin bu kadar hızlı olmasının bize ne kaybettirdiği ve bunun nasıl yönetilebileceği. Bir yandan ömrü kısalan teknolojik ürünler bütçemizi zorlarken öte yandan bunlardan geriye kalan elektronik atıklar ciddi bir sorun olmaya devam ediyor.
Güncelleyip gerekli onlarımları yaptıktan sonra kullanmaya devam etmek teknolojinin yaşlanma hızını yavaşlatmakta tek başına yeterli değil, üreticilerin daha sürdürülebilir tasarımlara yönelmesi, tüketicilerin en yeniye değil en dayanıklı olana yönelmesi ve sistemin bu dengeyi teşvik etmesi gerekiyor.
Buradaki asıl sorun teknolojinin kendisi değil, onu nasıl kullandığımız ve tüketim alışkanlıklarımız…
Teknolojik yaşlanma ve teknolojik yaşlanma biçimleri
Bir cihazın eskisi kadar işe yaraması durumu teknolojik yaşlanmayı en iyi tanımlayan şey.
Elindeki cihazın yaşlandığını basitçe anlarsın: pili daha çabuk bitmeye başlar, eskisi kadar hızlı işlem yapmaz, içindeki bir parça ya da yazılım kullanılmaz hale gelir ve bu cihazı kullanmanı sekteye uğratır ve nihayetinde ondan beklenen görevi yerine getiremez hale gelir.
Bu yaşlanmanın elle tutulur, gözle görülür ve fiziksel biçimidir, teknik yaşlanma olarak da bilinir.
Bazı durumlarda cihaz olması gerektiği gibi çalışıyordur fakat içinde bulunduğu ortam değişmiştir. Yeni geliştirilen uygulamalar bunlara yüklenemez ya da yüklense bile çalışmaz, işletim sistemi yeni güncellemeleri almaz ya da güncel tehditlere karşı sunulan güvenlik yamaları artık gönderilmez.
Bu durum somut olana göre daha algısaldır ve cihaz çalıştığı halde yeni modellerde sunulan özellikler nedeniyle daha eski hissettirilir.
Bir diğer belirgin yaşlanma biçimi de tasarımla ilgili. Her yeni işletim sistemi sürümünde renklerde, şekillerde ve kullanıcı deneyiminde yapılan değişiklikler bir önceki arayüzü ve kullanıcı deneyimini eski hissettirir.
Bazı üreticiler ürünlerin kullanım ömürlerini bilinçli olarak kısa tutar, yazılım desteğini keser ya da onarımı zorlaştıracak üretim teknikleri kullanır.
Tüm bunları bir araya topladığımızda, elimizdeki cihazın ve içindeki teknolojinin gerçekten eski mi olduğunu yoksa bize öyle mi hissettirildiğini anlamakta zorlanırız.

Teknoloji neden eskir?
Teknolojinin hızlı eskimesinin en önemli nedeni yenilenme hızının artması.
Hem yazılım hem de donanım tarafı her yıl önemli şekilde gelişiyor fakat yeni özellikler birden değil kademe kademe piyasaya çıkıyor. Bu da henüz işlevini yerine getirmeyi sürdüren cihazların geri kalmış gibi görünmesine neden oluyor. Bozulmamış bir ürün, daha yeni görünen, daha hızlı ve daha güçlü alternatiflerin yanında cazibesini yitirmiş oluyor.
Bir yandan da teknoloji her geçen gün yazılıma daha fazla bağımlı hale geliyor. Kullandığımız telefonlar, bilgisayarlar hatta buzdolabı ve süpürge gibi internete bağlı ev aletleri düzenli olarak yazılım güncellemeleri alıyor.
Bu cihazlarla ilgili güncellemeler kesildiğinde cihazlar çalışsa bile bazı güncel uygulamalar bu cihazlarda çalışmıyor, yeni güvenlik riskleri oluşuyor, ürünlerin performansı düşüyor. Bu durumda aslında cihaz eskimemiş oluyor, güncel ekosistemin dışında kalıyor.
Tüketici alışkanlıkları ve pazarlama kampanyaları teknolojiyi hızlı şekilde yaşlandıran bir başka önemli unsur. Dikkat ettiysen reklamlarda hep en iyi, en hızlı ve en iyi olanı öne çıkarıyor. Bunun yanında bazı markalar ürünlerin daha sık değiştirmeye teşvik eden üretim stratejileri uygulanıyor.
Cihazın pilinin zor değiştirilmesi, onarımının zor yapılması, yedek parça bulunabilirliğinin az olması, yazılım desteğinin kesilmesi bu konuda verilebilecek ilk örnekler. Buna yeni güvenlik uygulamaları, maliyet baskısı ve üretim tercihleri eklenince teknoloji olması gerektiğinden daha hızlı yaşlanıyor.
Hızlı eskiyen teknolojinin etkileri neler?
Teknolojik eskimeyi öncelikli olarak bütçemizde hissediyoruz. Yeni cihazlar gerçekten pahalı ve daha sık cihaz değiştirmek zorunda kaldıkça yeni teknolojiye daha fazla para harcamak zorunda kalıyoruz.
Kullanım süresi kısa olan ürünler daha fazla elektronik atığın ortaya çıkmasına neden oluyor. Kullanım dışı kalan cihazların geri dönüştürülme oranı düşük, dolayısıyla çevre üzerindeki baskısı ciddi bir sorun.
Teknolojinin hızlı eskimesinin sosyal sonuçları en az ekonomik olanlar kadar önemli.
Gelişen teknolojiye bağlı olarak artan fiyatlar toplumun her kesiminin aynı anda aynı teknolojiye erişimini zorlaştırıyor ve dijital ürünlerle bu ürünlere erişebilenler arasındaki uçurumu belirginleştiriyor.
Yeni bir teknolojiye yeteri kadar bütçe ayıramayanlar daha eski ve güvenlik yönünden zayıf cihazlara adeta mahkum alıyor, yazılım ve güvenlik desteği kesilen cihazlar daha riskli hale gelirken kısalan yenilik döngüsü nedeniyle insanların teknolojiye olan adaptasyon kabiliyeti zayıflıyor.
Sonuç olarak teknoloji ilerliyor evet, fakat yalnızca belli bir kesim için; teknolojideki ilerleme toplumun her kesimine gerçek bir fayda sağlamıyor.
Teknolojinin yaşlanma hızını ölçerken hangi metriklerden faydalanabiliriz?
Tek bir metrik ve rakam teknolojinin ne kadar hızlı yaşlandığını belirlemek için yeterli değil. Çünkü kullandığımız teknolojik cihazların ömrü yalnızca bunların ne zaman bozulduğuyla değil ne kadar süre güncel kaldığı hatta kullanıcının bunu ne zaman değiştirmek istediğiyle bağlantılı.
Teknolojinin yaşlanmasıyla ilgili yine de bir yere varmak istiyorsak hem kullanıcı alışkanlıklarına hem de ürünlerin gerçekten ne kadar dayandığına bakabiliriz.
- Yazılım desteği: Cihazın kaç yıl boyunca güncelleme alacağını ve güvenli kalacağını belirler.
- İnsanlar bu cihazı ne kadar süreyle elinde tutuyor?
- Ürün kolay tamir edilebiliyor mu, yedek parça bulunabilirliği nasıl?
Bir diğer önemli gösterge cihazlardan geriye kalan atıklar ve ürünün ikinci el değeri. Sen bir cihazı kullanmaktan vazgeçtiğinde bu cihaz nereye gidecek, başka biri bunu kullanabilir mi yoksa doğrudan atık kutusuna mı gitmeli?
Elektronik atık miktarının artışıyla teknoloji tüketimi arasında doğru orantı var. Buna karşılık ürünlere ikinci el değer kazandırmak ve yenileyerek tekrar satışa çıkarmak bazı cihazların halen işe yarar olduğunun en önemli göstergesi.

Teknolojinin hızlı yaşlanmasını engellemek için neler yapılabilir?
- Üreticiler bir cihaz sattıktan sonra ne kadar süreyle güncelleme vereceklerini açık şekilde belirtmeli.
- Cihazların tamir ve bakımları kolaylaştırılmalı, yedek parça bulunabilirliği yüksek olmalı, açık onarım kılavuzları yayınlanmalı.
- Kiralama, geri alma ve yenileme gibi modeller geliştirilerek yaygınlaşmalı.
- Cihazın hangi parçasının ne kadar dayanacağı ve yedek parçaların nasıl temin edilebileceği açık olmalı.
- Kanun koyucular, kullanıcıların cihazlarını tamir ettirme hakkını korumalı ve ürün bozulduğunda yenisini alma davranışını değiştirecek girişimlerde bulunmalı.
- Artık kullanılmayan ve atıl durumdaki elektronik atıkların bertarafı kurallara bağlanmalı.
- Garanti süreleri ürünlerin gerçek ömürleri dikkate alınarak belirlenmeli.
- Kamu satın alımlarında daha dayanıklı ve onarılabilirliği yüksek ürünler tercij edilmeli.
- Bir cihazı satın alırken yalnızca etiket fiyatı değil ürünü ne kadar süreyle kullanabileceği de dikkate alınmalı.
- Tamir edilebilirliği daha yüksek cihazlar tercih edilmeli.
Bugünlerde ürün tasarımında benimsenen yaklaşım genellikle ürünün kısa süreli kullanımı. Bunun tam tersine çevrilmesi gerekiyor.
Ekonomide döngüsel yaklaşım bir cihazın tamir edilmesini, yenilenmesini ve bütün olarak ya da parçalarının yeniden kullanılmasını önceliklendiriyor. Bu hem kaynak israfını engelliyor hem de doğal olarak teknolojinin ömrünü uzatıyor.
Teknolojinin yaşlanmasını geciktirmekte yazılım tarafına büyük bir görev düşüyor. Yazılımların yeni sürümleri geliştirilirken eski cihazların dışlanmaması ve cihazlar halen çalışır durumdayken sadece yazılımları yüzünden değiştirilmesindeki teşviğin desteklenmemesi gerekiyor…
Referanslar ve ileri okuma:
- How rapid technological obsolescence IT failures drive IT company failures
- Is technology evolving faster than we can handle?
- Why technological advances can lead to bbsolescence
- How we reduce tech obsolescence with our JTBD method
Ana fotoğraf: Luca Bravo on Unsplash
Diğer fotoğraflar Imagen4 ile oluşturulmuştur.
