Hangi mecraya çalışıyor olursa olsun, pazarlamacıların her yılın Ocak ayındaki en önemli telaşlarından biri yıl içindeki özel günleri belirlemek ve bu günlere özel iletişim kampanyalarına yönelik fikirleri henüz yılın ilk saatlerinden itibaren kafa yormak.
Bayramlar, yıl dönümleri, Anneler / Babalar / Sevgililer Günü, kültürel kutlamalar, ulusal bayramlar, anmalar, hatırlamalar ve sosyal medya pazarlamasının yarattığı diğer tematik günler, markalar için iyi pazarlama fırsatları sunuyor ve güçlü bir iletişim penceresi açıyor.
Bu özel günler insanların duygusal olarak daha açık zamanlar ve markaların hedeflediği şey de basit bir tanımla, bu duygusal açıklıktan faydalanarak içeri girmek ve benzersiz bir hikaye anlatımıyla hızlı bir şekilde tüketicinin dikkat çekmek.
Ancak sosyal medya çok kalabalık, her kafadan bir ses çıkıyor, rekabet fazla ve buna tezat olarak dikkat süresi çok kısa. Belli bir günde herkes benzer amaçla bir mesaj vermeye kalktığında kalabalık içinde öne çıkmak daha zor hale geliyor.
X’teki trend satın alma eğilimi ve özel günden bir ya da iki gün önce içerikleri çıkarmaya başlamak da zaten böyle bir ihtiyacın neticesinde ortaya çıkan davranışlar.
Pasta küçük ve herkes bundan pay kapmaya çalışıyor.
Bir yandan ekonomik dalgalanmalar öteki yandan tüketicinin seçici harcama davranışı sergilemesi markaların daha samimi, anlamlı ve değer sunan içerikler hazırlamasını zorunlu tutuyor. Artık yalnızca basit bir kutlama yapmak pek yeterli görünmüyor; verdiğin mesajın ardında ne olduğunu, bu mesajın topluma hangi değeri katacağını ve bütün bunları kendi marka kültürünle örtüştürmen gerekiyor.
Samimiyet bu noktada devreye giriyor. Biraz duraklayarak yüzyüze ya da internetten alışveriş yaparken ne yaptığını düşünmeni isterim.
…
Ürünle ilgili gerçek bilgileri arıyorsun, yorumları okuyorsun, kullanıcı deneyimlerini anlatan videoları izliyorsun ve satın alma kararını bunun ardından veriyorsun.
Dolayısıyla ürünü mükemmelize eden açıklama metinleri, yüzeysel övgüleri, klişe kalıplar halinde sunulan mesajları hızlı bir şekilde fark ediyor ve bunlarla arana mesafe koyuyorsun.
Çünkü bu samimiyetle ilgili, yapaylık samimi hissettirmez.
Özel günlerdeki kutlama mesajları da tam olarak buna benziyor; bir markanın gönderdiği kutlama ve tebrik mesajı samimi değilse, duygularını manipüle etmeye yelteniyorsa ve klişeyse görmezden geliyorsun, kaydırıyor ve geçiyorsun; o içerik artık senin için dünkü haber oluyor.
Özel gün kutlamalarında arzu etilen etkileşimi yakalamanın kilit noktasında artık bir markanın o gün hakkında gerçekten neden konuştuğunu samimi bir şekilde açıklayabilmesi, kendi misyonuyla arasındaki bağı belirtebilmesi ve bunu doğal bir şekilde yapması var.
Kısacası bu günleri kutlamak hala önemli, fakat nasıl ele alış biçimin günü kutlamak kadar önemli.
Şartlar ne kadar zorlaşırsa zorlaşsın, insanların arasında değişmeyen bir olgu var; o da kutlama kültürü. En zor zamanlarda dahi şekli ve büyüklüğü değişse de kutlama yapma alışkanlığı değişmedi.
İnsanlar özel günlerde küçük ya da büyük; özel ritüellerini sürdürmek, sevdikleri diğer insanları hatırlamak ve günlük yaşamlarına bir tür anlam katmak istiyor. Yani şekli ve formu değişse de kutlama kültürü ortadan kalkacak gibi görünmüyor, sadece kutlama için yapılan harcamalar daha bilinçli ve ölçülü bir hal alıyor.
Kişilerin, projelerin ya da markaların özel gün iletişimlerinde daha duyarlı olması ve günü / haftayı / dönemi ciddiye alması gerekiyor. Büyük bütçeli ve gösterişli kampanyalar yerine insanların üzerinde değer yaratan, toplumun içinde bulunduğu ekonomik durumla uyumlu ve bir anlam taşıyan içerikler daha fazla ilgi görüyor. Sürdürülebilir, toplumsal fayda sağlayan ve tüketicinin bütçesiyle uyumlu olan yaklaşımlar sergilemek bir yandan tüketiciye kendini iyi hissettirirken bir yandan markaya güven sağlıyor.
Özel gün iletişimleri halen önemli, fakat eskiden olduğu gibi takvimi açtığında karşına çıkan bir günü kutlamak için sıradan bir paylaşım yapmak yeterli değil. Tüketiciler daha seçici ve markalardan değer görmeyi arzu ediyorlar. Bu nedenle özenli hazırlanmış, samimi ve abartısız içerikler daha fazla ilgi görüyor.
Başarılı bir özel gün iletişimin sırrı, kutlamayı yalnızca bir satış fırsatı olarak görmemekten geçiyor. Bu günlere özgü içeriklerin satışa katkı sağlayacağ açık, fakat asıl fark yaratan şey bunu kişilerin duygularına ve ihtiyaçlarına saygı duyarak yapmak.
