Bir süredir girişimcilik ve iş geliştirme üzerine gerçek hikayeler okuyorum ve bu hikayelerin ortak noktalarından biri, fikrine aşık olmak ve fikrine aşık olan insanlar…
Ortamı enerjisiyle dolduran, fıkır fıkır, kendini gece gündüz aklındaki şeye adayan fakat dış dünyadan gelen sinyalleri kaçıran ya da önemsemeyen insanlar.
Girişimcilik dünyası hassas dengeler üzerine kurulu; fikir, pazarlama, geri bildirim, sermaye ve yatırım arayışı, regülasyonlar hatta ekibi yönetmek. Bunların tümü hem birbiriyle ilişkili hem de birbirinin üzerinde etkisi var.
Sağlıklı bir girişimcilik ekosisteminde bir fikir ortaya atılır, o farklı ölçeklerde test edilir, piyasa koşulları incelenir, fikir bir ürüne çevrilir, piyasaya sunulur ve gerekirse üzerinde değişik yapılır.
Fikre aşık olmak özetle bu döngüye çomak sokan şey. Fikrin sahibi imkansız bir aşka sarılır gibi fikrine tutuluyor ve fikirle ilgili geriye kalan her şeyi; geliştirmeyi, müşteriyi, pazarı hatta yatırımcıyı ikinci plana atıyor. Dolayısıyla esnekliği azalıyor hatta ürünle ilgili yapılması gereken düzeltme döngüsü yavaşlıyor.
Neden fikrimize aşık oluruz?
Yanıtını bulmak gereken en önemli soru belki de neden fikirlerimize aşık olduğumuz.
Bunun altında çalışan psikolojik ve toplumsal dinamiklere bakmamız gerekiyor.
İnsan beyni kendi içinde öykü kurmaya ve yaşadıklarını daha iyi anlayabileceği anlamlı kalıplara sokmaya çok yatkın.
Birisi ortaya bir fikir attığında, fikrin sahibi bir kimlik kazanmış olur; bunu ben buldum, bu fikrin peşindeyim.
Fikir, onu bulan kişinin çözmek istediği kişisel bir sorundan doğduğunda, üzerinde daha fazla duygu yoğunlaşır. Sunk-cost, övgü ve erkenden gelen başarının yarattığı onay etkisi, ego ve azim ise bu aşkın yakıtı.
Neden fikrimize aşık olmamalıyız?
İş romantik bir ilişki değildir. Pazarın hisleri yoktur, duygusuzdur, değişkendir ve sesini genellikle parayla satın alır. Fikrin ne kadar güzel, harika, muazzam, mükemmel olursa olsun, eğer kimsenin işie yaramıyorsa ve onu kimse kullanmıyorsa, hoş bir varsayımdan fazlası değildir.
Fikre aşırı bağlanmak elde sınırlı miktarda olan zaman, para ve insan kaynağını yanlış yönlendirir, adaptasyon yeteneğini köreltir ve öğrenme hızını yavaşlatır.
Burada somut maliyetlerden bahsetmeden konuyu kapatamayız.
Bunlardan ilki zaman, diğeri maliyet, üçüncüsü en önemlisi; fırsat ve dördüncüsü de en az görüneni ama en kritik olanı; motivasyon ve güven.
Fikri doğrulayan veriyi aramak; yani onay yanlılığı, kullanıcıların ihtiyaç duymadığı özellikler eklemek, esnekliği kaybetmek, öğrenme döngüsünün yavaşlaması, takım içindeki gerilim ile itibar ve yatırım kaybı bir fikre aşık olmanın getirebileceği diğer önemli maliyet kalemleri.
Fikrine aşık girişimci belirtileri
Eğer fikriyle ilgili eleştirilere duygusal tepkiler veriyorsa, kullanıcılardan gelen veriler göz ardı ediyorsa, revizyon ve düzeltme yapmak yerine baştan ürün geliştirmeye karar veriyorsa ya da ekibin içinden gelen sesler bastırıyorsa, karşında fikriye bir tür ilişki içinde olan bir girişimci var demektir.
Bununla birlikte kendinden önce benzer bir ürünü kimsenin yapmadığını iddia ediyor ve ürünün bir türlü hazır olduğuna kanaat getiremiyorsa konu yaratıcı olma çabasından çok inada dönüşmüş demektir.
Fikriyle evli olan girişimcinin işaretleri birbirine benzer ve erken fark edilirse düzelme imkanı var.
Çözüm nerede?
Bugünkü iş dünyasında çabukluk, çeviklik, dinamizm ve hızlı karar alıp hızlı reaksiyon göstermek revaçta. Dolayısıyla hemen uygulamaya konabilecek bazı püf noktalarından bahsetmek mümkün.
- Her özelliği test edilebilir bir hipozete dönüştürmek
- Kısa döngülü MPV’ler
- Açıkça tanımlanmış kill-criteria’lar,
- Düzenli müşteri görüşmeleri yapmak ve
- Kararları veriye göre almak
Bunlar fikri ürüne dönüştürme aşamasında benimsenebilecek basit kriterler. Ayrıca dışardan danışmanlık almak; hatta periyodik başarısızlık hayalleri oturumları düzenlemek egonun düzenlenmesine yardımcı olur.
Fikri ürüne dönüştürmek bir takım işi; normal olan fikre aşık olmak değil müşteriye karşı meraklı olmak olmalı.
…
En başa dönecek olursak, başta fikre aşık olmak doğal; onu tutkuyla savunmak bir ürüne dönüşmesi için gerekli şey fakat, fikir karar verme sürecini ele geçirmemeli.
Kafanın içinde beliren her fikir harika görünüyor biliyorum, fakat bugünkü dünyada doğrulanmış gerçekler daha değerli görünüyor…
Referanslar ve ileri okuma…
- Don’t fall in love with your startup idea until you’ve answered these 5 questions
- Your big startup idea doesn’t matter (Until you do this)
- The rise and fall of solution-first thinking: Why great founders obsess over problems…
- Why you shouldn’t fall in love with your first idea
- Don’t fall in love with your first ideas
- From concept to launch: How to successfully start your business
- The dangers of falling in love with your startup idea and what to do instead
